
Neresinden başlasam bilemiyorum ki.sanırım burcumun gezegeni meteorla filan mı çarpıştı, yörüngesi mi değişti, her ne halt olduysa bolluk ve neşe gezegeni Jüpiterin talihi döndü döndü döndü,gelip bana kafa attı..
Ramazanın sondan beşinci günü (sanırım ben yine otomatik pilottaydım)bahçede hoplayıp zıplarken bizim deponun kapısına bi kafa attım.baktım çevredekilerde bi panik !!hayır bayılacam bayılamıyorum çünkü beni görenler benden çok yardıma muhtaçlar))bağrışlar çağrışlar ;
__duydunuz muu demir kapı zangırdadıııı
__anaaaa yarılmışşş!!!
__hiii kanıyooo
__ne yapacaz şimdi???
__giderek büyüyo bu yarık yaaa!!!
Yaw durun bi sakin olun ,ben iyiyim panik yapmayın şeklinde etrafa telkinlerde bulunurken beynim zonklamaya ,gözlerim kararmaya,bura nere ben kimim moduna girmeye başladım…hani bi film seti bulsam da hafızasını kaybetmiş filiz akın rolü oynasam))cüneyit arkında gelip beni kurtarsa filan diyorum artık..çünkü bizimkilerin pek böyle bi niyetleri yok hatırladığım kadarıyla..neyse hernasılsa sonunda biri akletti ve beni hastaneye götürdü..vee sonuç bayramı alnımda üç küçük fiyonkla geçirdim.tabi beynimin bir hafta boyunca mütemadiyen zonk zonk zonklamasını saymazsam.
Kafayı yardığımın ikinci günü zarrr!! telefon
__biz geldikkk!!aşağıda yokuşun başındayız..daha panik olmaya fırsat bulamadan , kapı, ding donggg!!! açıyorum karşımda gülümseyen birsürü otuziki diş)(lafın gelişi yani eksisi artısı olabilir)
__tatatataaaa biz geldikkk.bu bayramı birlikte geçirelim istedik..
Ben aynen şöyle
__hebe hübe hüpp!!!(çünkü kelime hazinem o anki duygularımı ifade edecek kelimeyi bulamıyor.hala da bulmuş değil)ço ço çok iyi et et et tiniz))
Neyse bizim evde yemekler karavana usulü pişmeye başladı ,büyük sultan (görümcem ki kendisi anne gibidir bana) kolları sıvayıp mutfak olayını devraldı benden.zaten mutfağımı ondan başkasına asla vermezdim))höpür höpür uçuşan unlar,nişastalar eşliğinde bi saatte 4 tepsi baklava,yeşil domatesten melemen,bulgurlu ısırganotu,karalahana dolması…ohh midemiz bayram dö la bayram etti.bayramda evde metrekareye 5 kişi düştü neredeyse,ee büyükler bizim tesiste olduğu için bunu bekliyordum tabii..vah vahh !! tüh tüh!!ler arasında ama gözden kaçamayan bıyıkaltı gülüşler eşliğinde herkes alnımdaki fiyonkların hikayesini sordu.bunu yapan çocuk olsa insanlara doğal gelirdi ama 36 yaşında bi kadın olunca insanın köpeği ısırması gibi haber değeri taşıyor…ne demekkk 36 yaşındasın ve hala hoplayıp zıplıyorsun üstelik koordinat hesabı bile yapmadan..cix cixx.daha da kötüsü vardı ama bayramın birinci günü bizim oğlan babasının kucağında otururken nasıl olduysa babasının kaşına kafa atmış(aile geleneği deyin siz ona ))adamın kaşının üstü kan toplayıp morardı mı!! gelen giden gülüşüp duruyo herifin kaşı morarmış benim alında sargılar filan…siz olsanız ne düşünürsünüz Allasen))yani çok zor geçti bu bayram sormayın gitsin..
Neyse bayram bitti aşiretin küçük üyelerinden başlamak üzere yavaş yavaş kentten köye dönüş başladı…tam ağırtopları gönderdiğimiz gün sağolsun adı bende saklı belediyesinin asfalt aracı arka tamponun solundan başlayarak arka kapıya kadar bizim arabayı bi güzel göçürttü.ama beni bundanda çok kudurtan yine adı bende saklı trafik şubesinden gelen polis amcaların verdiği kaza raporuydu.bize arkadan vuran belediye aracı,hasar gören biz (onda gıdım ziyan yok),elimde kazanın resimleri,olayı gören birsürü insanın şehadetine rağmen raporda 8 de 8 suçlu yine biz))((güler misin ağlar mısın??
Neyse hepsi oldu geçti gitti,son zamanlarda pek bi durgun günler yaşıyorum…hatta düdüklüde kuru fasulye kaynıyor şu an.bu ne demek;normal hayata döndük demekkk))( yani inşllh)))orta yaşlı yüreğim daha fazla heyecanı kaldırabilir mi?
bilemiyorum kii))
|